Kapat

Kimliksiz Bir Mekansallık

Özüm Ceren İlhan

Reklamlar

Önlerinden geçip gittiğimiz reklam panoları, birçok yerde kullanılan floresan aydınlatmalar; Mert Acar’ın bakışıyla gerçekliği sorgulatan belirsiz mekanlara kapı aralıyor.  Sanatçı Mert Acar ile ele aldığı konular ve formlar arasındaki ilişki, çalışma metodu ve fotoğrafa bakışı hakkında keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Sanatçının işlerini, Plato Sanat’ta, haziran ayı sonunda sona eren karma sergi Tatlı Küçük Yalanlar’ın ardından, Akbank 36. Günümüz Sanatçıları Ödülü Sergisi’nde izlemiştik.

Devamını oku

u ɹ ɐ ǝ ן u n

Ozan Atalan

Parrhesia’da konuşmacı özgürlüğünü kullanır ve kandırma yerine dürüstlüğü, sahtelik ya da sessizlik yerine hakikati, hayat ve emniyet yerine ölümü, yaltaklanma yerine eleştiriyi, kendi çıkarını koruma ve ahlaki kayıtsızlık yerine ahlaki ödevi tercih eder.

Michel Foucault[1]

Aklımızın alabileceği gerçeklere dair öğrenilen ya da öğretilen şeylerden oluşturduğumuz bir bilgi dünyasına doğuyor, hayatlarımızı buna göre şekillendiriyoruz. Normallik dediğimiz şeyse ortak kavramsal hafızamız sınırlarımız içinde vuku buluyor. Peki normallik, üzerinde uzlaşılmış bir delilik hali olabilir mi? Bilgi, yaşamamızı sağladığı gibi beynimizi sınırlayıcı bir güce dönüşebilir mi? Hep olumlu konotasyonları olan bilgiyi, onu kabul etme ve ona ulaşma yolları açısından biraz eleştirmeye ne dersiniz?

Devamını oku

BU ESERİ BURAYA NASIL GETİRMİŞLER Kİ?

Dilara Altuğ

Hepimiz birer sanat izleyicisi olarak düşünürüz, bu kadar büyük bir heykeli buraya nasıl getirdiler, taa nerelerden buraya bu eser nasıl geldi diye. Gidip görmeye fırsat bulamadığımız sanat eserlerini ayağımıza kadar getiren firmaların ve bu operasyonun içinde çalışanların emeği yadsınamaz kadar büyük. Bu zorlu sürecin nasıl yürütüldüğünü öğrenmek ve daha fazla bilgi sahibi olabilmek için Zilberman Gallery operasyon sorumlusu Gizem Demirçelik ile bu konu üzerine bir röportaj yaptık.

Devamını oku

ÖLÜMSÜZLEŞTİRİLMİŞ ANIN ÖLÜMÜ

Didem Ermiş

Hafıza kaybı nedir? Basit anlamıyla insanın yaşadıklarını unutmasıdır diyebilir miyiz? Peki unutma eyleminin üstesinden nasıl gelebiliriz? Yazmak ve fotoğraflamak bize yardımcı olabilir mi? Hayatımızda hem mutluluğu tadarız, hem de acıyla ve üzüntüyle karşılaşırız. Şu var ki genellikle mutlu anlarımızda fotoğraf çekiliriz, çünkü o anı hafızamıza kazımak isteriz. Peki ya acı ve üzüntü? Onlar da bizi biz yapan şeyler değil midir? O duyguları yaşadığımız anları da fotoğraflamak gerekmez mi? Yusuf Murat Şen’in 29 Mart- 5 Mayıs tarihleri arasındaki ‘Fading Away’ sergisinde bunu sorguluyor. Bir bitpazarında gezerken Girit’li İbrahim Selim adlı fotoğrafçıya ait olduğu düşünülen fotoğrafların bulunduğu bir zarf eline geçiyor ve bu fotoğraflar ileHenry Peach Robison’un tarihe mal olmuş 1858 tarihli ‘Fading Away’ fotoğrafını ilişkilendirerek kendi fotoğraflarını üretiyor. Devamını oku

Gerçeklik Algımızın İzdüşümleri

Halil Yıldırır

Cezayir asıllı Fransız sanatçı Fayçal Baghriche’in Türkiye’deki ilk kişisel sergisi “Jüpiter’de Kırmızı Bir Leke” 31 Mart’a kadar artSümer’de. Sanatçının video, hazır nesne ve fotoğraf çalışmalarının yer aldığı sergide; yaşadığımız olayların, aldığımız eğitimlerin, içinde yaşadığımız kültürlerin algımızı nasıl etkilediği ve bu doğrultuda da davranışlarımıza nasıl yansıdığına dikkat çekiliyor.

Devamını oku

BENCİLLİĞİMİZİN FARKINDA MIYIZ?

Didem Ermiş

Küresel ısınmanın ve varoluş-yok oluş arasındaki zıtlığın konuşulması ve evrenin ne yönde evirileceği konusundaki tartışmalar pek çok sanatçı tarafından sanat çalışmalarına konu ediliyor. Emin Mete Erdoğan da bu sanatçılardan biri. Kendisinin “The Flood” yani Nuh Tufanı isimli sergisine x-ist ev sahipliği yapıyor. Erdoğan bu sergide evrenin başlangıcını ve bitişini (?) sorularla irdeliyor. Bu sergideki çalışmalarını üretirken ‘Tufan günümüzde yaşansa nasıl olurdu?’ sorusundan yola çıkıyor. Sergide sanatçıya ait ‘Beautiful Sadness’ , ‘Follow the Water’ , ‘Three and the Half Billion Year After the Abiyogenesis’ serilerinden çalışmalar bulunuyor. Devamını oku

BİLGİ ÇAĞININ SAHİL TARAYICISI

Dilara Altuğ

KRANK Art Gallery, 17 Mart’a kadar Zeynep Beler’in “Beachcomber” isimli son kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor. Sergi, sanatçının geçtiğimiz Kasım ayında davet edildiği Düsseldorf konuk sanatçı programından ve son dönem çalışmalarından yapılan seçkiyi izleyici ile buluşturuyor. Instagram fotoğrafları, buluntu objeler, metinler, duvar yazıları ve boş mekanlar Beler’in işlerinde farklı disiplinlerde ve malzemelerde sanatsal nesneler haline geliyorlar. Multidisipliner bir bakış açısıyla işlerini üreten Zeynep Beler ile sanatsal pratiği ve son kişisel sergisi üzerine konuştuk.

Devamını oku

YABANCILAŞMA ÜZERİNE: SEMBOLİK İRADE

Ozan Atalan

Kalabalık bir sokakta, işinde gücünde biri birden durur. Hiçbir şey anlam ifade etmez o an. Tanıdık yüzler yabancıdır, kulağına çalınan şarkılar da öyle. Yanından geçen insanların konuştuğu ana dili bile. Anlamakta ama hissedememektedir. Boş, saçma, alelade bir uğraşın içinde bulur kendini. Oysa o güne kadarki bütün öğretilenler yaptıklarını desteklemiş ve mutluluğunu garantilemiştir hep.

Devamını oku

TEK TİP BİR YÜZLEŞME

Melike Bayık

Son dönem yapıtlarında ağırlıklı olarak kadın ve onun deformasyonu, tek tipleşmesi üzerine odaklanan eserleri ile Dicle Çiftçi’nin ilk kişisel sergisi “Rutubet” Büyükdere35’de, 17 Ocak’ta açıldı. Genç sanatçının, toplum içindeki belli normlar karşısında güzellik algısını ve kadın estetizmini eleştiren sergisi 3 Mart’a kadar Büyükdere35’de görülebilir.

Devamını oku

MEDENİYETİN SIZDIĞI BİR DİSTOPYA!

Işıl Aydemir

Tayfun Gülnar’ın x-ist’te açılan sergisi Chromophobia, renksiz bir dünyada toplumun yarattığı yıkımı, bireyin karanlık düşünceleri, davranışları ve duygu durumları ile tasvir ederek kurgusal bir anlatım ile izleyiciyi bir distopyaya davet ediyor. İnsanoğlunun korkularının şiddet ve yıkım ile bastırmasının resmedildiği her bir tablo bir hikaye anlatırken, serginin tümü ise toplumsal düzeni betimliyor.

Devamını oku