Kapat

İMGELERDEKİ MESAFE

Misafir Yazar
Özgenaz Küçük

Reklamlar

REM Art Space, 2 Kasım – 8 Aralık 2018 tarihleri arasında Can İncekara’nın küratörlüğünü Özgül Kılıçarslan’ın üstlendiği “Memorabilia” isimli ilk kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor. Sergi, sanatçının büyükannesinin evinde yer alan, izleyicinin de kendi geçmişinde bulabileceği imgelerden oluşuyor. Hatırlama ve özlem duygusunun yanı sıra, bir mesafeyi de içinde barındıran Can İncekara’nın “Memorabilia” sergisi ve kavramsal bütünlüğü üzerine bir röportaj yaptık.

İlk olarak kendinizden ve aldığınız eğitimlerden bahseder misiniz?

Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nde lisans ve yüksek lisans eğitimlerimi tamamladım. 2013 yılında Mamut Art Project’e katılmayı hak kazandım. 2017 yılında da 15. İstanbul Bienali Komşu Etkinliği kapsamında “Ev” sergisine katıldım. Halen İzmir’de yaşıyor ve üretiyorum.

Genel olarak çalışmalarınız nasıl bir süreçte ortaya çıkıyor ve onları oluşturan ana fikir nedir?

Sanatçı olarak imgelerden bir dil oluşturuyorsunuz bunun arkasında birtakım fikirler var. Son dönem işlerimin oluşum süreci hatırlama ve özlem fikri üzerine.

Yapıtlarınızı üretirken, kullanımı pek de kolay olmayan “suluboyayı” tercih ediyorsunuz. Bunun özel bir nedeni var mı?

Uzun zamandır bu teknik ile çalışıyorum. Karakalem, suluboya, mürekkep gibi teknikler hep eskizi, asıl işin öncesini çağrıştırır. Fakat bu tekniği okul yıllarından beri özellikle tercih ediyorum.

Rem Art Space’teki “Memorabilia” adını taşıyan ilk kişisel serginizin genel olarak kavramsal çerçevesinden bahseder misiniz?

Serginin kavramsal çerçevesi hakkında yaklaşık bir yıldır serginin küratörlüğünü üstlenen Özgül Kılınçarslan ile konuşuyoruz. Bu imgelerin oluşum süreci, serinin devamı ve hatırlama, özlem fikri üzerine…

Çalışmalarınızda yer alan tüm nesnelerin birer tarihsel değeri var. Bu değerlerin günümüz ile olan ilişkisini nasıl kuruyorsunuz?

Buradaki imgeler benim büyükannemin evinin birer parçaları. Bu parçalarla izleyiciye bir hikâye sunmaya çalıştım. Ama bunu yaparken geçmişle bugün arasında bir kıyaslamaya girmek istemedim. Bu şekliyle tarihsel mesafeyi ve eleştirel imkânı koruyarak hatırlamaya yol açmak istedim.

Sergi mekânında yer alan resimleriniz arasında bilinçli olarak boşluklar bırakılmış. Resimler ve mekân arasında nasıl bir bağ kurmak istediniz?

Resimlerin yerleştirilmesinde, işlerin birlikte bir bütün oluşturmasını ama aynı zamanda tek tek, kendi başlarına var olmalarını önemsedim. Resimlerin çerçeveleri, seçilen imgelerin yan yana gelişi, mesafeleri, yükseklikleri gibi birçok mevzuyu Özgül’le konuşmuştuk. Kavramsal çerçeveyi de düşünerek ne çok hikayeleştirmeye yaslanmasını ne de çok dramatik bir etkinin ağırlığı altında kalmasını istedik.

Genel olarak sergiye baktığımız zaman, “hatırlanmaya değer şeyler” dediğiniz çalışmaların arasından sizin için en çok anlam ifade eden hangisidir?

Buradaki imgeler biraz benim çocukluğuma, yetişkin olduktan sonra o eve tekrar gidişimdeki anımsamalarıma dayanıyor. Ve bu anımsamaların sonunda yarattığı duygu melankoliden çok ironiye dönüyor. Elbette geçmişe özlem duymak, duygulanmak, sanatçı olarak beni etkileyen şeyler. Ama bu duygunun hemen arkasından oradaki absürtlükleri fark etmek, yüceleştirdiğimiz geçmişe biraz eleştirel bakmak da gerekiyor. Ben daha çok bu duygularla ilişkili imgeleri oluşturacak nesnelere odaklandım. Bu bakımdan hepsine eşit mesafedeyim.

İlk kişisel serginizden almış olduğunuz olumlu ya da olumsuz geri dönüşlerden bahseder misiniz?

Seçtiğim imgeler bir dönemi tanımladığı için, pek çoğumuzun büyükannesine ait imgeler. İzleyiciler işlerle karşılaştığında, benim anımsamalarımın etkisinin dışında kendine ait olanı da hatırlıyor ve hatta paylaşma ihtiyacı hissediyor.

Üretim ve görünürlük açısından İzmir’deki çağdaş sanat ortamını nasıl buluyorsunuz?

Lisans eğitimim bittiğinden bu yana çalışmalarımı İzmir’de sürdürüyorum. Burada çeşitli grup sergilerine katıldım. Son yıllarda birçok sanat inisiyatifi oluştu ve projelerini sürdürmekte. Ben de zaman zaman bazı projelerde yer alıyorum.

Son olarak Rem Art Space ile yollarınız nasıl kesişti? Yakın zamanda yapmayı planladığınız başka bir projeler var mı?

Mehmet Kahraman bir yıl önce, Rem Art Space bünyesinde sergi yapma fikri ile geldi ve bu doğrultuda çalışmalara başladık. Şu an için görüşmelerini sürdürdüğüm ve üzerine çalıştığım bazı projeler var.

Röportaj için teşekkürler.

Kapak: Üçlü Kağıt üzerine suluboya / Watercolor on paper 112 x 76 cm, 2018

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: