Kapat

Kimliksiz Bir Mekansallık

Özüm Ceren İlhan

Reklamlar

Önlerinden geçip gittiğimiz reklam panoları, birçok yerde kullanılan floresan aydınlatmalar; Mert Acar’ın bakışıyla gerçekliği sorgulatan belirsiz mekanlara kapı aralıyor.  Sanatçı Mert Acar ile ele aldığı konular ve formlar arasındaki ilişki, çalışma metodu ve fotoğrafa bakışı hakkında keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Sanatçının işlerini, Plato Sanat’ta, haziran ayı sonunda sona eren karma sergi Tatlı Küçük Yalanlar’ın ardından, Akbank 36. Günümüz Sanatçıları Ödülü Sergisi’nde izlemiştik.

Özüm Ceren İlhan: Grafik Tasarım alanında eğitim almış bir sanatçısınız. Aldığınız eğitimle birlikte fotoğraf çekerken biçim ve kavram açısından nelerle ilgileniyorsunuz?

Mert Acar: Lisansta aldığım grafik eğitimi dolaylı bir şekilde de olsa biçimsel ve teknik konularda beni yönlendiriyor. 2017 yılında mezun olduğum resim yüksek lisans programı ise genel olarak sanata yaklaşımımı ve kavramsal düzeyde iş üretim biçimimi etkiledi diyebilirim. Akademik eğitim dışında özellikle sergileri deneyimlemek ve diğer sanatçıların işlerini görmek de çok önemli benim için.

Ö.C.İ: Fotoğraflarınızda sıklıkla çorak araziler, tekinsiz mekanlar, terk edilmiş alanlarla karşılaşıyoruz.  Bu alanlar ile yaratılan tema nasıl bir ilişki içinde, bahseder misiniz?

M.A.: Fotoğraflarımda, mekanları belgesel anlatılardan uzak durarak ele alıyorum. Bu bağlamda manzaraya ve fotoğrafa yaklaşımım çoğunlukla daha kavramsal kalıyor. 2016’nın başlarından bu yana ortaya çıkmaya başlayan ve neredeyse tüm işlerimin omurgasını oluşturan serim Placeholder kimliksiz bir mekansallığa işaret ediyor. Yerelin izine rastlanmayan ve konumun küresel bir biçimselliğin etkisi altında önemsizleştiği geçiş manzaralarını konu ediniyor bu seri. Dolayısıyla çektiğim fotoğraflarda görülen mekanların neresi olduğunun çoğunlukla bir önemi olmuyor ve ele aldığım mekanların tekdüzeliği öne çıkıyor. 

Ö.C.İ: Çalışmalarınızda, gerçek ile sanal dünyanın iç içe geçtiği bir atmosfer var. Floresan ışıklar ve fotoğrafladığınız mekanlar ile kurulan bağ, iki dünya arasındaki ilişkiyi nasıl ele alıyor?

M.A.: Son işlerimde, bu bağı, parçalanmış veya terk edilmiş reklam panolarının fotoğraflarını yine kendilerine benzer teknik yapıları temsil eden floresan ışıklı yerleştirmelerle birleştirerek kuruyorum. Reklam panolarının büyük bir gerçekliğin fragmanlarını pazarlayan bir yapısı var. Sosyal sorumluluk kampanyaları, içecek reklamları ve ucuz tatil paketleri gibi yüzlerce şey gösteriyorlar. Hepsi yeni bir hayat tarzının parça parça satılan modülleri gibi ve aslında kişinin gerçekliğine eklemlenerek zamanla onu değiştiriyorlar. İşlerimde kurduğum bağ ise sunulan bu gerçekliğin kendi olmayışının imgesini bile yayılan ışıkla doldurmaya çalışıyor olması üzerinden ele alıyor.

Ö.C.İ: Çalışmalarınız için önceden yapılmış bir mekan araştırması oluyor mu yoksa doğaçlama olarak mı ilerliyorsunuz?

M.A.: Bazen Google Street View ile yolculuk öncesinde araştırma yapıyorum. Bazen de sadece bir yön belirleyip oraya doğru yola çıkıyorum ve aradığım şeyler karşıma çıkıyor.

Ö.C.İ.: Ankara’da yaşamanızın, çekim yapılan mekanlar ile işlenen konu arasındaki ilişkiyi etkilediğini düşünüyor musunuz? Başka bir yerde yaşıyor olsaydınız, işlenen temayı aynı mekanlar üzerinden ele alır mıydınız?

M.A.: Ankara’da yaşamak çalışmalarımı etkiliyor ama başka bir yere taşınsam yine benzer bir yaklaşımı ve estetiği arardım diye düşünüyorum. Çünkü Ankara’nın kimliği olan şeyler genellikle kent merkezine yakın alanlar ve yapılarla anlaşılabilir oluyor. Ben çoğunlukla kentten ve yerel görsellikler sunan mekanlardan uzak bir şekilde, her yerde olabilecek mekanları arıyorum. Ama bu üretimim odağında Ankara’nın önemsiz bir kent olduğu anlamına gelmiyor. Başka bir yerde beni şu an yapmakta olduğum türde bir üretime girişmeye iten koşullar, çevreve durumlar oluşamazdı diye düşünüyorum.

Ö.C.İ: Fotoğrafların, görünen bir durumu manipüle ettiğini düşünüyor musunuz?

M.A. : Evet, bence fotoğraf çekme eylemi başlı başına bir manipülasyon yöntemi. Dünyaya ait ufacık bir parçayı sabitlerken tüm dünyayı hatta evreni o parçanın dışına iterek gerçekliğin sadece sizin uygun gördüğünüz bir kısmını kaydediyorsunuz. Bir bütünün tek bir parçasını göstermek bütünün geri kalanına ait parçaların çarpıtılabilir olmasına olanak sağlıyor. Eğer belgesel bir seri olarak bu fotoğrafları çekiyor olsaydım Ankara’yı göründüğünden başka bir şekilde gösteriyor ve aslında insanların zihninde yer alan Ankara imgesini manipüle etmeye çalışıyor olurdum. Fakat dediğim gibi serilerim ve işlerim genellikle bütünün parçaları değil bütünün kendisiyle ilgili hale geliyor ve kavramsal bir bakışa hizmet ediyor.

Ö.C.İ.: Fotoğraflarınızın estetik ve kavramsal yönleri için dikkat ettiğiniz öğeler nelerdir?

M.A.: Belli biçimsel yaklaşımlarım, takıntılarım ve rutinlerim var ama bunlar çoğunlukla teknik ve işin özünü çokta değiştirmeyen şeylerden oluşuyor. Kavramsal açıdan ele aldığım konuyu en iyi aktarabileceğim fotoğrafları seçmek kadar onları nasıl sunacağım da çok önemli. Bu en iyi fotoğraflar, en güzel görünen fotoğraflar değil kesinlikle. Salt estetiğin büyüsüne kapılmamak çok önemli yoksa mükemmel görünen fotoğrafları artık herkes çekebiliyor.

Ö.C.İ.: Çekimler esnasında dijital veya analog makine tercihlerinizde etkili olan faktörler nelerdir?

M.A.: Hem dijitali hem de filmi kullanıyorum ama tercihlerim tamamen o an düşündüğüm işe en uygun yöntemi oluşturmakla alakalı. Dijital, filmli, renkli ve siyah beyaz gibi ayrımlar tamamen tercih meselesi. Telefonla bile fotoğraf çeken arkadaşlarım var. Bu ürettikleri işleri daha değersiz hale getirmiyor.

Ö.C.İ.: Sosyal medya, bir fotoğrafın görünürlüğü açısından son zamanların en güçlü platformu. Fotoğrafladığınız yerleri sanat galerisinde gören izleyici ile sosyal medyada gören izleyicinin değerlendirmeleri nasıl oluyor?

M.A.: Sosyal medyada genelde aldığınız like sayısında eşlik eden birkaç emoji görüyorsunuz. Çoğunlukla yüzeysel kalıyor tepkiler ama bazen uzun uzun konuştuğunuz ve elektronik posta üzerinden haberleştiğiniz insanlar da çıkabiliyor. Bunun dışında Türkiye dışından izleyicilere ulaşmanın ve eğer sanatçılarsa onların işlerini izlemenin en kolay yolu sosyal medya. Tanıdığım ve sevdiğim birçok sanatçıyı sosyal medya sayesinde keşfettiğimi söyleyebilirim. Başkaları da sizi keşfedebiliyor ve sergilere davet edilebiliyorsunuz. Sergi mekanında izleyicinin deneyimi ve değerlendirmeleri sosyal medyadakinden çok daha farklı. Son yaptığım yerleştirmeleri gerçek bir mekan dışında bir ekrandan tam olarak deneyimlemek zaten mümkün değil. Bu sebeple aldığım geri dönüşler genellikle işlerin mekanda daha iyi durduğu üzerine oluyor.

Ö.C.İ.: Plato Sanat’ın son sergisi Tatlı Küçük Yalanlar’daki çalışmanızda floresan ışık, fotoğraflarınızın aksine daha büyük bir alan kaplarken; Akbank Sanat 36. Günümüz Sanatçıları Ödülü Yarışması sergisinde ise tam tersi bir yaklaşım bulunuyor. Bu değişimin, ele aldığınız konuya getirdiği farklı bir yaklaşım var mıdır, varsa nedir?

M.A.: Plato Sanat’taki işimde ışık, fotoğrafların önüne geçerek bir gizleme eylemi gerçekleştirmeye çalışıyordu ama biçimsel olarak fotoğraflardaki yapıları taklit eden bir yapısı olduğu için aslında gizlediği şeyin kendisiydi. Akbank 36. Günümüz Sanatçıları sergisinde ise ışığı fotoğrafların ardına, lambaların formu belli olacak şekilde taşıyarak benzer bir anlatıyı biçimsel olarak ters çevirdim. Bu sefer aynı ışık hem kendi yapısını belli ederken, hem de kendi olmayışının imgesinin ardını dolduruyordu.

Ö.C.İ.: Son olarak, güncel açıdan üretmeyi hedeflediğiniz bir konu veya yeni projeleriniz var mı?

M.A.: Evet fotoğraf serilerim halen devam ediyor. Bunun dışında halihazırda düşündüğüm ve ürettiğim konuları video üzerinden ele alan denemeler yapmaya başladım. Bir de önümüzdeki yıl gerçekleştirmek istediğim büyük çaplı bir yerleştirme projem var.

Ö.C.İ.: Çok teşekkürler.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: