Kapat

MEDENİYETİN SIZDIĞI BİR DİSTOPYA!

Işıl Aydemir

Reklamlar

Tayfun Gülnar’ın x-ist’te açılan sergisi Chromophobia, renksiz bir dünyada toplumun yarattığı yıkımı, bireyin karanlık düşünceleri, davranışları ve duygu durumları ile tasvir ederek kurgusal bir anlatım ile izleyiciyi bir distopyaya davet ediyor. İnsanoğlunun korkularının şiddet ve yıkım ile bastırmasının resmedildiği her bir tablo bir hikaye anlatırken, serginin tümü ise toplumsal düzeni betimliyor.

Serginin ismini taşıyan Chromophobia, renklere karşı tiksinti duyma ve özellikle belli renklerden iğrenme anlamına gelmektedir. Renklerden korkma vakası, işlerdeki kısıtlı renk kullanımı ile toplumun, iktidarın etkisi ile kendi sonunu hazırlaması ve yüzyıllardır tüm medeniyetlerin başlangıcından günümüze kadarki vahşet verici sürecini gün yüzüne çıkarıyor. Uygarlıkların bir yapım-yıkım ilişkisi içerisinde oluşturduğu düzende bireyin kendine dair korkularını, sıkışmışlıklarını hikayeleştiren Gülnar, tarihsel ve kültürel bir bütünlükle izleyiciyi de hikayeye dahil ediyor. İzleyicinin işlerdeki perspektif değişimlerinin etkisi ile seyirci konumundan resimlerdeki figürlerin yerine geçmesi, tedirginlik hissiyatını da beraberinde getiriyor.

İstila Serisi – İstila I, Ahşap panel üzerine yağlıboya, triptik, 99×130 (81×28; 99×72; 81×28), 2016

Sergiyi gezmeye başladığımız anda bizi karşılayan ‘İstila Serisi’ kiliseyi andıran formu ve içeriğindeki kaktüslerle beraber, iğne batırırcasına canımızı yakıyor ve aslında uyanışa davet ediyor. Yüzyıllardır dini ritüeller ile kontrol altına alınan bizlere bir şans tanıyor. Ve iyimserliğe dair hiçbir temsiliyetin bulunmadığı dünyaya adım atıyoruz..

Bireysel ve toplumsal savaşın her türlü fenalıktan öte, aslında kibir ve üstünlük takıntısı olması ve bunların günümüz yüzyılına ait değil de her medeniyetin daha önce geleni yeryüzünden silmek, izlerini kazımak için yıkımı kendi meşrebince yapmasına Gülnar’ın figürlerindeki eylemlerle şahit oluyoruz. Bir yandan seyircisi olduğumuz bu vahşeti dehşetle izliyor bir yandan da kirli oyunlarla bizi karanlık kuyunun dibine çeken sisteme direnmek için insani nedenler arıyoruz. Kendimizi kandırıyoruz ve mazeretler bularak korkularımıza sığınıyoruz. Resimlerdeki karmaşa, bir savaş alanını yansıtırken, düşmanın kendimiz mi, otorite mi olduğunu unutuyoruz. Düzenin kuralları koyduğu, insanın özgürlüğüne gem vuran, hareket etmesini zorlaştıran çıkışı bulunmayan bu hikayede yönümüzü kaybedişimiz ve durumlara olan tepkimiz ile şiddetten besleniyor, yıkıma başlıyoruz.

Gülnar’ın tablolarındaki figürlerin boyutlarındaki gözle görülür farklar bize sınıf ayrımını işaret ederken, farklı mücadeleleri açığa çıkarıyor. Kendimizden aşağı gördüğümüz karakterleri simgesel bir anlatım ile resmeden Gülnar’ın, ‘Sonsuz Devir’ ve ‘Yıkım Serisi’nde gördüğümüz sürüngünler-yaratıklar gücümüzün yettiğini yok etmek ve kendi dünyamız için yok ettiklerimizi ifade ediyor. Gündelik şiddetin kökenlerini acımasızlıkla tasvir ediyor.

Eserlerdeki ağırlıklı olarak siyah beyaz kullanımının bizi tehlikeli sahnelerle yüzleştirmesi, figürlerde de bulunan panik duygusunu ifşa ediyor. Mavi rengin hüznü ise geleceğe aralığımız kapınında kapalı olduğunu hissettiriyor. Vahşet, şiddet ve endişe ile hareket eden insanın tüketme arzusunu da materyel kullanımları vurgulayan sanatçı serginin son işlerine doğru bize yavaş yavaş tek çözümün insansızlık olduğunu hissettiriyor.

Sonsuz Devir Serisi – Sonsuz Devir V, Tuval üzerine yağlıboya, triptik, 170 x 340 cm (170 x 85; 170 x 170; 170 x 85 cm), 2016

Sergideki ilk işlere yukarıdan bakarak izleyici konumundayken, perspektifin değişimi ile işlere dahil olmaya başlıyoruz. Uzaktan izlediğimiz insanlar bizi kendine çekiyor. Tanıklıktan uzaklaşıp belki bir sürüngen belki de görkemli bir bedenle çarpışmaya başlıyoruz. Harabelere dönmüş binalara giriyoruz. Yaptıklarımızı haklı çıkaracak bir nedenimiz yokken asırlardır aynı şeyleri yapmamıza rağmen farklı sonuç bekleyişi ile çıkış aramanın anlamsızlığının hüsranla bitişini izliyoruz. Kendi ölüm fermanlarımızı verip, mezarlarımıza bakmaya hazırlanıyoruz.

Sonsuz Devir Serisi, Tuval üzerine yağlıboya, 14×146 (100×124; 114×146), 2016

Demolish Series, Tuval üzerine yağlıboya, 70×90, 2016

‘Şehir, Labirent, Mezar’ işi her bir çıkmaz sokaktaki sorunlarımızı temsil ediyor ve kayboluyoruz. ‘Demolish Serisi’sinde ise inşa ettiğimiz düzenin mezarlıklara dönüşü, -uygarlığın çöküşü- niteliğinde kendi sonunu hazırlayan toplumun çürümüş bedenlerle dolup taştığına şahit oluyoruz. Bu toplu mezarlardan ders almayan insan, kendi çıkarları için zemini bozuk inşalarına devam ediyor.

‘Ne Tatlı Bir Son!’ isimli eserde geçmişten günümüze yapılan yolculuğun kısır döngüsü ile geleceğe bakıyoruz. Naif, renkli çiçeklerin içinde yatan mutasyona uğramış kimlikler-bedenler toprakla bütünleşiyor ve herşey sona eriyor.

Gülnar’ın işlerindeki birbirini takip eden içeriklerin ilişkisel bütünlüğü, izleyiciyi mekana girdiği anda sarmalıyor. Resimlerdeki figürlerin hem gerçek hem de gerçekdışı görünümleri ve mekandaki konumlandırılmalarının etkisi ile seyirci insanlık tarihine dair yolculuğa çıkıyor. Serginin bittiğini sandığımız anda ise döngümüz yeniden başlıyor. Ne de olsa, sonrakiler için yeni bir zemin açılıyor. Gülnar bize bu sergide mutlu son olmadığını vurguluyor. Hazin sonlarla dolu kurtuluşumuz tekrar başlıyor…

Yıkım Serisi – Ne Tatlı Bir Son!, Tuval üzerine yağlıboya, 60×180 (60×90; 60×90), 2016

About the author Işıl Aydemir

Işıl Aydemir, 1987 yılında İstanbul'da doğdu ve İstanbul'da yaşamaya devam etmektedir. 2010 yılında Işık Üniversitesi İşletme bölümünü bitirdikten sonra, eğitim hayatına 2013 yılında başladığı, Bilgi Üniversitesi Kültür Yönetimi programına devam etmektedir. Şu anda 'Çağdaş Türk Sanatçılarının Global Sanat Piyasasındaki Konumu' üzerine tez yazmaktadır. 2015 yılından itibaren Marcus Graf’'ın asistanlığını yapmaktadır.

All posts by Işıl Aydemir →

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: