Kapat

Söyleşi Vol.1 / PARADOKS

Haydar Akdağ

Reklamlar

Teknolojinin hayata sızmasını değil, zamanın ve bütün üretimin ele geçirildiği bir dönemi yaşıyoruz. İnsanoğlu teknolojiyi kontrol etmek şöyle dursun, tamamen teslim alınmak üzere. Sanat ve teknoloji arasındaki mesafe de günümüzde farklı sayılmaz. Ancak sanatında farklı arayışları teknolojinin imkanlarından uzak, dokunaklı, boyanın ve tuvalin buluşmasını ifade dili olarak terk etmeyen sanatçılarımız üretimleriyle bizi heyecanlandırıyor.

Bu ayki yazımın konusu sanatçı Melike Uçku. Çalışmalarını ve Gama Galeri’de açılan PARADOKS sergisine dair izlenimlerimi, sanatçıyla yaptığım söyleyişiyle birlikte sizinle paylaşmak istiyorum.

Sanatçı birçok disipline açık deneysel tavırlarda kendi düşünce ve kavramsal yaklaşımlarını plastikleştirmekte. İlk bakışta PARADOKS sergisinde soyut bir dilin egemen olduğunu, karışık teknik tuval üzerine akrilik boya zeminde, farklı malzemeler, fotoğraf ve mektupların varlığını görüyoruz. Soyut bir resmin öğeleri arasında geometrik ve organik lekesel kompozisyonların dışında bir dil örgüsünün sanatçı açısından yalnızca plastik tavır dışında kavramsal anlamda, içerikte yer alan anne ve babasına ait mektupların günümüze resminde taşımasındaki temel dürtüyü daha yakından anlamak adına sorularımı yönelteceğim. Fotoğrafların ve mektupların 1960’lara, günün duygusal ifadelerine, o gün için henüz yeni yazılmış bir şiir bugün için ezbere bildiğimiz bir slogana dönüşmüş olabilir. Bir yandan da belgesel izleri taşıyan bir dili daha yakından tanımak, sanatçının eserlerinde temel benzerlikleri gösteren ikinci dünya savaşı sonrası ve 1960’ların resmini nasıl okuduğunu öğrenmek istiyorum. Söyleşinin derinliklerinde sanatçının düşüncelerini ve PARADOKS kavramı çatısı altında inşa ettiği estetiğin detaylarını sohbetimizin içinden dinleyelim.

– Sevgili Melike, neden PARADOKS?

Öncelikle Paradoks, kelime tanımı ile kökleşmiş inançlara aykırı olan düşünce, aykırı kanı, kimi zaman şaşırtma amacı güden aykırı bir düşünce, duygu ve doğru olan bir ifade ve ifadeler topluluğunun bir çelişki oluşturması ve çoğunlukla çelişki olarak karşımıza çıkan bir tanımdır. Bu bağlamda modernizm süreci içerisinde ortaya konmuş birçok sanat akımı günün koşullarından beslenerek birbirlerinin devamı niteliğini taşırken modernizmin devamı olarak görülen post-modern süreç içerisinde bir başka kapı açılarak biribirinin devamı, ama bir o kadar da farklı eserler ortaya koymuşlardır. Post-modern sürecin başlamasında etkisi olduğu görülen Duchamp’ın hazır nesne kullanımı ile birlikte kavramsal sürecin başlaması. Beuys, Rauschenberg, Gerhard Richter’in kavramsal, modern, post-modern, çağdaş, soyut dışavurumcu ve fotorealist çalışmaları bu duruma örnek gösterilebilir. Tüm bu sanatçılar farklı teknik ve disiplinlerle eserler ortaya koymuşlardır. Dolayısıyla tek bir yönde değil farklı disiplinlerle farklı dillerde eserler üretmişler. Bu çok kimlikli olmayı sevdiğim için ve sanatın çok yönlülüğünden yana birisi olarak üretmiş olduğum eserlerimde kimi zaman kavramsal kimi zaman plastik dilin hakim olduğu eserler üzerine çalışıyorum ve şaşırtma amacı güden farklı gibi görünse de aslında içinde bir bütünü barındıran eserler topluluğunda, yaşamın çelişkilerini de görmek bu sergi projesinin Paradoks ismini almasını gerektirdi.

– Eserlerinde yer alan fotoğraf, mektup, bir döneme ait danteller ve diğer nesneler üretiminde hangi düşüncelerinin yansıması?

Üretim sürecimde özgür olmaya, farklı malzemeleri kullanmaya açığım ve farklı malzeme kullanımının plastik anlamda eser üretiminde derinlik, duygu yoğunluğu gibi etkileri oluşturmasına inandığım için ve eseri daha etkin ifade biçimi haline dönüştürdüğüne inancımdan genelde farklı malzemeler kullanmayı tercih ediyorum ve seviyorum. Fotoğraf ve mektuplar ve de zaman zaman kullandığım danteller benzer ve aynı dönemlere ait belgeler niteliği taşıyor. Bu ise eskiye, naifliğe bir özlemi anlatıyor. Modernizm ile gelişen süreçte saflığını, naifliğini yitiren insanın aslında öze dönme ihtiyacını burada yüzleşme anlamında temsil ediyor.

– Bir belgesel okuması görüyorum. Resimlerinin öğeleri arasına giren fotoğraf ve mektuplar ait oldukları zamanın gerçekliğini bugün bu nesneler kendine nasıl bir temsil inşa ediyor? Nereye aitler?

Resimlerin öğesi olan fotoğrafı genelde siyah/beyaz tercih ediyorum. İzleyicinin siyah/beyaz bir fotoğraf ile karşı karşıya gelmesinin nostaljik bir hava estirirken, izleyicide duygu yoğunluğunu arttırdığını görüyorum. Fotoğraflarda ya yaşamdan bir kare ya da kentten bir izlenimin dönemin yapıları ile birlikte yansımasını görebiliyoruz. Mektuplar ise aile mektupları. Gerçek, yaşanmış bir hikayenin mektupları. 1967-68 yılları arasında yazılmış mektuplar. Babam Bursa’da askerliğini yaparken annem İstanbul’da ve onun yolunu gözlüyor. Şimdilerde kalmayan sevginin yoğun olduğu bir dönemin mektupları. Fotoğraflar ve mektuplar benzer dönemi içlerinde barındırıyor. Ait oldukları dönem belki de bugün. Bugün belki onlara daha çok ihtiyacımız var. Sizin de bahsetmiş olduğunuz gibi teknolojinin tüm hayatımızı etkilediği böyle bir çağda bizlere varlığımızı, duygularımızı, aslında kendimizi yeniden tanımamızı, keşfetmemizi söyleyen bu duyguları hatırlatmamızı sağlayan imgeler olarak görüyorum.

– Ailene ait öğeleri, PARADOKS kavramı dışında düşünüldüğünde bir oto-portre sayabilir miyiz?

Oto-portre olarak tamamen düşünemeyiz. Belki kısmen içerisinde barındırdığı naiflik, sadelik, kendin gibi olma duygularını bir oto-portre olarak okuyabiliriz, fakat tam anlamıyla bir oto-portre diyemeyiz.

– Video da görüyoruz serginizde. Bir pencereden izlenen 365 gün 4 mevsim… Hatıralarınıza ait öğeleri gerçekliklerini soyut resimle ifade ederken, video sanatına başvurduğunuz bir izlenim, neden?

Ben sanatın evrensel bir dil olduğuna inanıyorum. Sanatın çok yönlülüğünden taraf olan birisiyim. Tüm sanat dallarının birbiri içerisinde olması gerektiğine inanıyorum. Birbirlerinden beslenmeleri gerektiğini düşünüyorum. Sanatçının kendini sınırlandırmaması gerektiğinden yanayım. Sanatçının evrensel bir bakış açısı olmalı. Dünyaya ve yeniliklere açık olmalı. Bu anlamda sanatını ileriye götürebileceği kanaatindeyim. Bir tiyatro oyuncusu resim yapmayı denemeli, bir ressam oyunculuğu denemeli, bir müzisyen resim yapmayı denerken bir ressam dans etmeli. Her bir disiplin kendi içerisindeki farklılıkları da görüp denemeli. Bu konuda verdiğim hep bir örnek vardır: Gerhard Richter. Doktora tez konumu Gerhard Richter ve 20.yy Batı Sanatı üzerinden yazıyorum ve kendisi der ki; ben bir sanatçıyım. Kendimi belli bir adla adlandırmam. Richter, kavramsal, çağdaş, soyut dışavurumcu, fotorealist ve cam yerleştirmeleri olan çok yönlü bir sanatçıdır. Modernizm ve Post-modernizm sürecinde sıradışı bir sanatçıdır. Bu bağlamda eserlerimde farklı dillere, disiplinlere yer veriyorum ve vermeye de devam edeceğim.

– Bir sonraki projeniz nedir?

Bir sonraki projem büyük bir ihtimalle yurt dışı görünüyor. Şimdilik detaylar saklı kalsın.

Çalışmalarımı ifade edebildiğim nitelikli sorularınız teşekkür ederim.

Sevgili Melike”ye keyifli ve samimi sohbeti için teşekkür ederim. Zor günlerde hayattan çekilmemek, hala iyileştirici güç sanatla olmak ne güzel! Meraklısına; PARADOKS sergisi Gama Galeri’de 15 şubat’a kadar izleyiciyle açık. Ayrıca sanatçının sosyal medya adresi instagram.com/melike_ucku takip edebilirsiniz.

About the author Haydar Akdağ

Şuan Yeditepe Üniversitesi 'nde Sanatta Yeterlik Yapıyor. Kendini; Şair, Ressam, Sanatçı ve Salt İnsan diye tanımlıyor. Gözlemlerindeki çağrışımları yalnız sanat yada tasarım nesnesine çevirmiyor. Yaşamdaki yerini, kendisi ve toplumla iletişimini kendi penceresinden yorumluyor. Yeditepe Üniversitesi GSF Moda&Tekstil Tasarımı Bölümününden 2008 yılında mezun oldu. Sektörde tasarımcı olarak çalıştı ve tekrar akademik hayata döndü.

All posts by Haydar Akdağ →

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: