Kapat

VAROLUŞ YADSIMASI

Işıl Aydemir

Reklamlar

Serigrafi ve heykel disiplinleri üzerine eğitim alan Evren Erol, değişim, dönüşüm, red ve kabul kavramları üzerinden çalışmalarına, Bozlu Art Project Nişantaşı’nda üçüncü sergisiyle devam ediyor. ‘Aklın Yarat(t)ıkları’ isimli sergi izleyicileri geçmişten günümüze yaşanmışlıklar üzerinden yeniden düşünmeye ve kendine yabancılaşan bireyin yeniden varoluşunu şekillendiren düşüncelerle karşımıza çıkıyor. Sergide çeşitli heykeller ve enstalasyonlar bulunuyor.

Erol, İspanyol sanatçı Francisco Goya’nın toplumsal olaylara karşı tavrı ve eleştirdiği düzene ithafen ürettiği ‘Aklın Uykusu Canavarlar Yaratır’ isimli gravüre gönderme yapıyor. Goya’nın, Kapris serisinde yer alan ‘’Aklın Uykusu Canavarlar Yaratır’’ kötülüğü temsil elen çeşitli metaforlardan oluşmaktadır. Gravürde yer alan yaratıcılığın başlangıcı olan düş/hayal ve körlük eylemlerinin yer aldığı ikili anlam vurgularını ve yaratık metaforunun imgelediği ötekini/ içimizdekini, Erol’un heykellerinde de görüyoruz. [1]

Erol yapıtlarında, özgün bir tasarımla kavramsal bütünlük içerisinde alternatif sunumlar uyguluyor. Her bir heykelin kendi hikayesini sunarken aynı anda birden fazla öz benlik algısını hissettirerek bize ayna tutmasını sağlıyor. ‘’Toplumlar arası bölünmeyi derinleştiren temel sorunun birbirimizi öteki ve yabancı olarak görme çabamız olduğunu düşünmekteyim. En çok yabancılaşan ve yabancılar yaratan insanoğlunun kendisidir. Yani yabancı hem dıştadır hem de insanın içinde..’’ söylemiyle önce kendine sonra topluma yabancılaşan bireyin tekrar düşünmesini ve hayal kurmasını heykellerindeki soyut formlarla yorumluyor.

Diyalektik yaklaşım ve ironi ile yaratılan heykellerdeki anlık hareket duygusu geçmişi, günümüzü ve geleceğimizi şekillendiren düşüncelerimizi ve hayal gücümüz hareket geçiriyor ve bunu toplumsal değerlerin üzerimizdeki etkisi ile de ilişkilendiriyor. Önceki ve sonraki eylemleri düşleyerek bilinçaltında yatan düşünceleri açığa çıkarmamıza yol açarak kendimize kapıları aralıyoruz. İnsan, hayvan ve bitki formlarını soyut bir yöntemle yorumlayan sanatçı, kişinin kendisini tanımlamasının altında, karşısındakini tanımlamasını bu formların birlikteliği ile ifade ediyor. Öteki kavramının hem içimizde hem dışımızda olması formların içeriden dışarıya geçişi ile şekilleniyor.

Hem teklik hem de birlikteliği irdeleyebileceğimiz ve ilişkilendirebileceğimiz yapıtlar sevgi, şiddet gibi duyguları hissettirirken; malzemelerin polyester – ahşap oluşu, renklerin zıtlıkları ve uyumu kafa karışıklığını ve yeni bir arayışı beraberinde getiriyor. Tıpkı sakin bir ortamdaki bir sessiz çığlık veya isyan içerisindeki insanoğlunun hissettikleri gibi…

Aklın Yarat(t)ıkları no:2, 2016, Polyester üzerine akrilik boya-ahşap

Aklın Yarat(t)ıkları no:2, 2016, Polyester üzerine akrilik boya-ahşap

İki numaralı yapıtta, insanla hayvan bedeninin iç içe geçişi sürreal bir form olarak karşımıza çıkıyor. İnsanın köpekleşmesini, birbirine zarar vermesini anlatırken aslında köpekleşme tanımı bile kendimizde kabullenemediğimiz, karşımızdakine, ötekine mal ettiğimiz bir tanımın içimizde yer alışını gösteriyor. Şiddetin varoluşun derininde yatan duygulardan biri olduğunu unuttuğumuz gibi.

Aklın Yarat(t)ıkları no:4, 2016, Polyester üzerine akrilik boya-ahşap

Aklın Yarat(t)ıkları no:4, 2016, Polyester üzerine akrilik boya-ahşap

4 numaralı yapıt ise, serginin bize asıl anlatmaya çalıştığı; kendini tanımlama, hayal etme dürtüsünü zıtlıklarla ve bireyin kabuğundan çıkışı ile ifade ediliyor. Figürün soyut formu evrimin devam ettiğini, ayakların gerçekçi formu ise belki de bağlı olduğumuz ön yargılar ve toplumsal değerlerden kurtulamayışımızı, yeni adımlara engel olduğunu hissettirirken hayal kurmaya devam eden dünyamızı yansıtıyor.

Aklın Yarat(t)ıkları no:8, 2016, Polyester üzerine akrilik boya-ahşap

Aklın Yarat(t)ıkları no:8, 2016, Polyester üzerine akrilik boya-ahşap

Aklın Yarat(t)ıkları no:3, 2016, Polyester üzerine akrilik boya-ahşap

Aklın Yarat(t)ıkları no:3, 2016, Polyester üzerine akrilik boya-ahşap

Karmaşanın beraberinde getirdiği korku dürtüsü ile parçalanışımızı ve yeniden var olabilme dürtüsünün anlatıldığı yapıtın (no:8) duvar ile bütünleşmesi arkasına sığındığımız dayanaklar olarak düşünülürken, kanım yaşamı ve ölümü temsil edişi ile çelişkilerimizi fark ediyoruz (no:3).

Aklın Yarat(t)ıkları no:12, 2016, Polyester üzerine akrilik boya-ahşap

Aklın Yarat(t)ıkları no:12, 2016, Polyester üzerine akrilik boya-ahşap

Kötümserliğin içinde tutunmaya çalışan bireyin, gerçekle düşü ayırt edememesi, kendini kandırmanın nerede başlayıp bittiğini anlamaması ise o an için güvenli veya değil, bir duvara tutunma ihtiyacımızı gösteriyor.

Başlangıç noktası olarak bireye, daha geniş çerçevede topluma odaklanan sergi, kişinin sevgi, şiddet ve bilinçaltımızda yatan diğer tüm değişken duygularımızı irdeleyerek kabulleniş ve reddedilişlerimizi geçmişin etkisiyle manipüle veya göz ardı edişimize odaklanıyor. İnsanların önyargılarla sınırlandırdığı, hayal etmekten vazgeçtiği, ötekini yabancılaştırdığı bir düzende, belki de koruma içgüdüsü ile kendisini kandırmasını, ötekini de kendi gerçekleri ile var edişine neden oluyor.

Yapıtların her an şekil değiştirecekmiş hissi veren formları, sergilenme biçimi itibariyle de farklı açılardan yeni yorumlanabilmeleri ile bizi tekrar hayal etmeye teşvik ediyor.

20161220_135816

[1] http://www.sanatvetasarim.gazi.edu.tr/web/makaleler/2_hayri.pdf

About the author Işıl Aydemir

Işıl Aydemir, 1987 yılında İstanbul'da doğdu ve İstanbul'da yaşamaya devam etmektedir. 2010 yılında Işık Üniversitesi İşletme bölümünü bitirdikten sonra, eğitim hayatına 2013 yılında başladığı, Bilgi Üniversitesi Kültür Yönetimi programına devam etmektedir. Şu anda 'Çağdaş Türk Sanatçılarının Global Sanat Piyasasındaki Konumu' üzerine tez yazmaktadır. 2015 yılından itibaren Marcus Graf’'ın asistanlığını yapmaktadır.

All posts by Işıl Aydemir →

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: