Kapat

Belge; Belgesel; Benlik (!/?)

Haydar Akdağ

Reklamlar

Uzun süredir üzerinde çalıştığım arşiv denemeleri ve henüz paylaşmadığım eserler; bununla birlikte teknoloji ve tasarım olarak veyahut başka disiplinlerden faydalanma ihtiyacı/gereksinimi bu yazının zenginleşmesine katkı vereceğine inanıyorum. Çocukça, “Bir fikrim var!” heyecanıyla birlikte bir düşünce deneyini, hatıra paylaşımını, bir kimliği tanımlama/sezme deneyimini iletişim çağının teknik enstrümanları, köprüleriyle (karekod) görselleştirmek/esere dönüştürmek/sergilemek…

Benim de yetişme çağımın geçtiği 1990’lara ait bir kaset kapağı bu yazının merkezinde, eser üretiminde temel kaynak olacaktır. Hatırlanacağı üzere A ve B yüzü olmak üzere iki yüzlü kasetler… Öyle ya bir şarkıdan bir diğer sevdiğin şarkıya geçmek iki tıkla olmuyordu o zamanlar.Albüm, sevilen şarkıları arka arkaya kayıt etmekle mümkündü. Yalnız bu da değil! Kapak tasarımı ve içeriğin yazımı da yine elle olurdu. Bu yazımda tesadüfen, yerde bulduğum bir kaset kapağında yazılı şarkıların, aynı zamanlarda büyüdüğüm ancak kendisini hiç tanımadığım bir kişinin  ruhuna yakınlaşmayı, ona ait bu listenin şarkılarını tek tek dinlemeyi ve bu duruma ait belli belirsiz duygu ve düşünce geçişlerimi paylaşacağım. İzlediğim videolara temsili bir karekod tasarımı yaparak onu antik bir çerçeve içinde sergilemek ise içinde yaşadığımız zamanın üst üste yığılan, ancak henüz tam anlamıyla kaybolmamış arkeolojisini hatırlatmak için ve kurguladığım serginin bir ön gösterimi niteliğinde…

Bir sanatçı yaratıcılığını mevcut imkanların üzerinde kullanabilir ve sanatçı kimliği sınırlarında gezinerek üretmenin ötesine geçebilir. Belki de bir başka açıdan baktığımızda sanatçı; arkeoloji, psikoloji, sosyoloji, siyaset bilimi, antropoloji ve daha nice alanda kulaç atabilir. Ortaya konulacak değerler üzerine düşünce açabilir; bu cevaplar her zaman olduğu gibi; siyah, beyaz ve gri alanları olan düşünce gruplarına ayrılacaktır. Öyle ki bu renklerle kategorize edilen düşüncelerin bu yazımıza konu olması gereken şarkıları; çoğrafya, kültür, inanç, dil, hayata bakış pencerelerinden türlü peyzajlara gebe olacağından aslında hiç üzerinde duramayacağımızı söylemeliyim. Öyle ya, yeryüzü gökyüzü arasına sıkışmış her tekilin ufuk çizgisi asla kesişmiyor. Müziğin evrenselliği politik ve kültürel dengelere göre kabul ya da red alıyor. Bu çerçevede gerilimin içinde olmak yerine kendimi şarkılar üzerinden giden bir fikirle sınırlamak istemiyorum. Burada yapmak istediğim bir arşiv dönüşümü; belgesel türünü, sergileme metoduna dönüştürmek/yaratmak olacaktır. İnternette bir video kanalında tek tek ulaşılacak konser kayıtları ya da klipler birer hazır nesne olarak duruyor. Bunlara ulaşmak için yeterli koşulların herkes için sabit olduğunu varsayıp düşüncemi belirginleştirmek istiyorum. Kapak fotoğrafından yola çıkarak bir sergi hayal edin ve aşağıdaki sorular üzerine birlikte düşünelim… Belki başka  sorular da sormak gerekir?

Bulduğum bu kaset kapağı bir belgesel için yeterli midir? Ortalama 1990-1995 yıllarına ait şarkılar diye sınırlandırsak, bir tezin-fikrin ya da belgeselin derinleşmesine imkan verecek metod sayılır mı? Bir kaset kapağı ve içindeki seçki kişinin kimliğini; hayata bakışını özetleyebilir mi? Günümüz karekod kullanım alanını değiştirmek, izleyicinin belki de hiç izlemediği/dinlemediği konser ve klip kayıtları ile karşılaşması arasında köprü vazifesi görecek karelerden oluşan soyut ve teknik bu yapı resim sayılabilir mi? Bir sanatçı olarak ben, bu hatıra üzerinden sanatçıların telifleri kendinde saklı konser/klip kayıtlarını hazır nesneye dönüştürmek ya da kime ait olduğunu bilmediğim bu seçkiye ait bu emeği dönüştürme hakkına  sahip olabilir miyim? Hatıraların dokunulmazlığı var mıdır? Hatıra ve belgesel arasında ince bir çizginin değer tespitini ya da etiğini kim belirler?

“Belge; Belgesel; Benlik (!/?)” Sahi nedir?

About the author Haydar Akdağ

Şuan Yeditepe Üniversitesi 'nde Sanatta Yeterlik Yapıyor. Kendini; Şair, Ressam, Sanatçı ve Salt İnsan diye tanımlıyor. Gözlemlerindeki çağrışımları yalnız sanat yada tasarım nesnesine çevirmiyor. Yaşamdaki yerini, kendisi ve toplumla iletişimini kendi penceresinden yorumluyor. Yeditepe Üniversitesi GSF Moda&Tekstil Tasarımı Bölümününden 2008 yılında mezun oldu. Sektörde tasarımcı olarak çalıştı ve tekrar akademik hayata döndü.

All posts by Haydar Akdağ →

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: