Kapat

Depresyon bir Sanat Biçimi olamaz

Marcus Graf

Reklamlar

Dünyanın nesi var? Pencereden dışarı bakıyorsunuz ve sadece yağmuru görüyorsunuz. Kendinizi, sonbaharın geldiğini ve geçeceğini söyleyerek avutuyorsunuz. Televizyonda haberleri izliyor, vahşet ve felaket haberleri yüzünden dünyanın güzelliğini göremez hale geliyorsunuz. Kendinize şu an bir kriz yaşandığını ve bunun da tüm krizler gibi gelip geçeceğini söylüyorsunuz. Biraz eğlenmek için dışarıya çıkmak istiyor ama bunun da sahte bir memnuniyetten ibaret olduğunu fark ediyorsunuz. Yine de kendinizi sakinleştirmeye çalışıyor, günün sonunda biraz sevgi ve mutluluk bulabileceğinize inanıyorsunuz. Neticede, belki biraz sanat ve kültürün hayata alternatif öngörüler sağlayabileceğini düşünmeye başlıyorsunuz. Gerçi, bilimin ve siyasetin uzun zaman evvel kaybettiği bu misyonu semboller ve görsel sunumlar dünyası gerçekleştirebilir mi?

Yanlış anlamayın; ben sanatın dünyada yeni perspektifler açabilecek gücüne ve günümüzün bilgi üretimine değer kattığına inanıyorum. Ama aynı zamanda, sanatın rolünü sorgulamanın onun yenilenmesine yol açacağına ve bu sayede gerçekliklerimizin sürekli değişken ve karmaşık yapısına çok daha iyi adapte olacağına inanıyorum. Hala, her zamankinden daha fazla çalışmamız gerektiğini düşünüyorum çünkü esas şimdi sanatın özü, yıkıma uğramış ruhlarımızın (ruins of our devastated states) arasından sıyrılarak parlayabilir. Evet, iyi zamanlarda sanat bir yatırım aracı olmanın yanı sıra bir keyif ve hoşça vakit geçirme öğesi olabilir; zevk sahibi olmanın, gücün, zenginlik ve eğitimin bir göstergesi sayılabilir. Bugün olduğu gibi, kriz zamanlarında, sanatın bundan çok daha fazlasını ifade etmesi gerekir. Böyle zamanlarda sanat toplumun yeniden yapılanmasına aktif olarak hizmet edebilmeli ve kültür çemberinin içinde yer alan sanatçılar da aktivistler gibi, sanatın iletişimine ve arabuluculuğuna katkıda bulunabilmelidir. Öncelikle, olabildiğimiz kadar dürüst ve dilediğimiz kadar özgür bir biçimde sanat üretmeliyiz; ister şiir veya politika, ister formalizm veya aktivizmle ilgileniyor olalım, bunu güçlü bir şekilde yapmalıyız. İkinci olarak, sesimizi duyurmalı ve görünürlük kazanmalıyız. Üçüncüsü, sanat ve insanlar arasında eğitim aracılığıyla köprüler kurmalıyız. Sonuç olarak, bizden sonraki kuşaklar için yol açmakta olduğumuzu asla unutmamalıyız ve bu yüzden de içinde bulunduğumuz güçlüklere rağmen yolumuzdan dönmeyerek daha parlak bir geleceğe doğru yol alabilmek için kendimizi zorlamalıyız.

Depresyon çağında yaşıyoruz…

About the author Marcus Graf

Marcus Graf (Doç. Dr.), 1974, Almanya’da doğdu, ve 2001’den beri İstanbul’da yaşıyor. 2003 yılından beri Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinde öğretim üyesi ve 2012’de doçentlik ünvanı kazandı. 9. ve 10. Contemporary İstanbul’un Program Direktörü olarak çalışmadan önce, Siemens Sanat (2003 – 2007), Aviva Art Program (2006 – 2007), ve 2005 – 2007 Under Construction – Tepe İnşaat Güncel Sanat Mekanı’nın daimi küratörü ve 10. Istanbul Bienali gecegezenler video projesi gibi çeşitli kurum ve etkinliklerde (örneğin Baksı Müzesi (ON), Elgiz Museum (Genç Koleksyonerler 2), Caleidoscope Europe Evora, Portugal (Not a Lens but a Prism), CDA Projects (Hans & Helga) ve İstanbul 2010 – Avrupa Kültür Başkent (Geçici rahatsızlık)) küratörlük yapmıştır. 5533 - İMÇ Güncel Sanat Mekanı‘nı kurucularından olan Graf, halen Plato Sanat’ın daimi küratörü (2010’dan beri) olarak görevine devam etmektedir, ve ayrıca şu anda Artfulliving.com.tr’in sanat danışmanı.

All posts by Marcus Graf →

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: