Kapat

Elektronik Tekstil

Esra Özkan

Reklamlar

Son zamanlarda sıkça karşılaştığımız ve son günlerde bir çok tasarımcının da yakından ilgilendiği “elektronik tekstil” merakla takip ettiğim bir konu olarak yer alıyor.

Her zaman örgü örmeyi, kanaviçe işlemeyi, dikiş dikmeyi sever, ama aslında günümüz teknoloji çağına nasıl entegre edebileceğini düşünürken elektronik tekstille yakından ilgilenmeye başlayan ve bu alanda ilerleyen Afra Sönmez ile keyifli bir söyleyişi gerçekleştirdik. ‘’

…çok büyük keyifle tasarlıyorum, dikiyorum, lehimliyorum ve kodluyorum’’

– Afra Sönmez kimdir?

İlk ve ortaokulu Moskova’da tamamladım. Moskova’daki eğitim sisteminde her çocuğun sanat, tasarım dans veya enstrüman dersi alması zorunluydu. Bu sebeple, çocukluğumdan bu zamana kadar sanat ve tasarımın birçok dalı ile iç içe büyüdüm. Klasik Rus eğitiminden çıktım, dolasıyla tasarıma yönelmem sürpriz olmadı. Bu noktada ailemin de desteklemesi ve yönlendirmesi benim için büyük şans oldu. Bu şekilde ilerleyerek, Yeditepe Üniversitesi Görsel İletişim Tasarım Bölümü’nden mezun oldum. 3. sınıfta KOBAKAN’ın bir workshopuna katıldım ve bu bütün gelecek planlarımı değiştirdi diyebilirim. Her zaman örgü örmeyi, kanaviçe işlemeyi, dikiş dikmeyi sever ama aslında günümüz teknoloji çağına nasıl entegre edebileceğimi düşünürken elektronik tekstille yakından ilgilenmeye başladım. O gün bugündür de çok büyük keyifle tasarlıyorum, dikiyorum, lehimliyorum ve kodluyorum.

– Bize bu alandan bahsedebilir misiniz? Neler yapıyorsunuz?

Elektronik tekstil, geniş bir perspektiften bakarsak giyilebilir teknoloji çatısı altında bir dal. Günümüzde giyilebilir teknoloji denildiğinde aklımıza ilk olarak akıllı saatler, google glass gibi ürünler geliyor. Fakat durum elektronik tekstilde böyle değil. Öncelikle daha anlaşılabilir olması için Türkçe ‘’dikilebilir teknoloji tasarımı’’ olarak yaygınlaşmasını sağlamaya çalışıyoruz. Çünkü kablolar yerine iletken iplikler, sert iletken yüzeyler yerine iletken olan her türlü kumaşlar ve en önemlisi kullanılan çipler ve yan ürünlerin yıkanabilir olması giyilebilirliğini besleyen en önemli unsur diyebiliriz. Dünyada yaklaşık on seneden beri giyilebilir teknoloji üzerinde çeşitli araştırmalar yapılan bir alan olsa da, Leah Buechley 2009 yılında MIT de “LilyPad” adında bir çip üreterek sadece mühendislik geçmişi olan insanların değil, herkesin basit ve biraz uğraşla kendi e-textile tasarımlarını yapabileceği bir ortam sağladı. 2009 sonrasında dünyada daha hızlı yayılan e-textile tasarımı Türkiye’de hala pek revaçta değil, hatta birçok ürünün tedarikçisi hala bulunmamakta. Tüm bunların yanında kendi yaptığım işlerde farklı motivasyon alanlarım var ve bunlar tasarımlarımın ortaya çıkmasında bana yardımcı olan unsurlar. Örneğin; tembel insanlara daha iyi hizmet sunmak, aksesuar ve show kostüm tasarımları gibi ilgi alanlarım var.

İlk yaptığım tasarımımda düşüncem en yalın haliyle iletken iplik kullanarak, klasik bir hoparlör bobinini taklit etmek ve ondan bir sarmal oluşturup “Speaker Pillow” adında bir iş çıkarmaktı. Speaker Pillow gece yatarken müzik dinlemeyi seven ama klasik bir hoparlör kadar sert cisim kullanmak istemeyenler içindi. Daha sonra aksesuar ve daha giyilebilir ürünler üzerine çalışmaya başladığımda “Knitting EL” ortaya çıktı. Basitçe anlatmam gerekirse; ortamdaki müziğin bas seslerine göre tepkime gösteren ‘’EL wire led’i örerek yaptığım bir kolyeydi. Ardından üniversite bitirme projemde kostüme geçiş yaptım ve “Elektra” ortaya çıktı. Elektra projesinde de yapmış olduğum kostümler çeşitli parti ve organizasyonlarda giyilebilecek kostümlerdi. Bu işlerimi vimeo kanalımda da görebilirsiniz. Bunun yanında bu işin aslında tamamen uygulanan teknolojik kısmından çok tasarımdaki yansımasının önemini anlatmak için Microsoft ve üniversitelerin bilişim zirveleri gibi mühendis ve coderların olduğu yerlerde işlerimi anlatarak, ufak ya da büyük çaplı workshoplar vererek bu alanı daha da yaymaya çalışıyorum.

– Bir tasarımın ortaya çıkma süreci nedir?

Tasarım süreçlerimi aslında kendi tasarımlarım ve müşteri odaklı tasarımlarım olarak ikiye ayırabilirim. Bu iki noktada da süreç benzer ilerliyor. Kendi tasarımlarımda genelde ilk olarak tasarımlarımı belli bir kavramsal altyapıya dayandırarak yapıyorum. Metin yazarak, kendime referanslar alarak tasarımlarımı oluşturuyorum. Örneğin, ‘’Electra‘’, Yunan mitolojisindeki Işık Tanrıçası ve onun kızı olan Gökkuşağı Tanrıçası İris’i temel alarak yapılmış bir konsepti anlatıyor.

Metin ve amaç belirlendiğinde ise eski usul kalem kâğıda yapılabilirliğini düşünmeden günün sonunda olmasını istediğim ürünleri yazıyorum. Sonrasında hangisinin yapılabilirliği var ise karar verip onun üzerine araştırmaya başlıyorum. Bu süreçte tasarımda kullanılacak malzemelerden, malzemelerin özelliklerine kadar çok ince eleyip sık dokuduğumu söyleyebilirim. Bir de tasarım sürecinde görerek gözü eğitmek kadar malzeme araştırmasının ve amacı dışında malzemeleri kullanımının da önemli olduğunu düşünüyorum. Ne kadar çok malzeme bilirsek o kadar çok alternatif ürün çıkıyor. Ürün çalışabilir hale geldiğinde, yani ilk prototip bittiğinde hemen tasarım süreci başlıyor ve bu süreçte eğer müşteri ile çalışıyorsam onun konsepti, kendi işim ise kendi konseptim doğrultusunda her tür kaynaktan besleniyorum. Bu kaynak, bir Rönesans tablosu da olabilir, bir illüstrasyon veya bir mimari yapı da olabilir.

– Son yaptığınız proje ve gelecekteki projeleriniz nelerdir?

Tuba Ergin ile İstanbul Moda Haftası kapsamında gerçekleştirdiği defilesinin açılış kostümünü tasarladık. Kreasyon “Bio Mimique” üzerine inşa edilmişti insanın doğayla bütünleşmesini anlatabileceğimiz bir sistem kurduk. Tabii Tuba Ergin’le çalışmak benim için çok keyifliydi.

Kasım ayı içerisinde San Francisco’ya, Silikon Vadisi’ne ziyaret gerçekleştireceğim, İntel Giyilebilir Teknoloji Direktörü ile bir tanışmamız olacak ve Türkiye için yapılabilecek projeleri konuşacağız. Güzel projeler yolda. İlerleyen zamanlarda da marka oluşumuna gitmek gibi düşüncelerim var ama tabi zaman ne gösterir bunları da deneyimleyip göreceğim. Ayrıca bu alanı gerek konferanslar gerek workshoplarla destekleyerek yaymaya devam edeceğim.

About the author Esra Özkan

''Esra Özkan. 1990 yılında İstanbul'da doğdu. Yeditepe Üniversitesi Plastik Sanatlar ve Sanat Yönetimi bölümlerinden 2016 yılının Ocak ayında mezun oldu. Okuduğu süre boyunca yani, 2011 yılından itibaren galerilerde,müzelerde , fuarlarda aktif halde çalışarak kendini geliştirdi.. Sonunda cesaretini topladı ve '' Sen Meşgulsün Galiba.. !'' , ''Pan Echo'' ,'' Bıçkın Jonathan '' ve ''Special Politic '' sergilerinin eş küratörlüğünü yaptı. Çalışmalarına İstanbul’da devam etmektedir.

All posts by Esra Özkan →

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: