Kapat

00:01

Melike Bayık

Reklamlar

Burcu Aksoy ile Milli Reasürans Sanat Galerisi’ndeki 00:01 isimli solo sergisi üzerine bir röportaj gerçekleştirdik.

00:01 isimli Milli Reasürans Sanat Galerisi’nde yaptığınız serginiz genel olarak içerik ve form açısından nelerle ilgiliydi?

Bilinç ve bilinçaltının ortaya çıkardığı sıra dışı zihin durumlarının oluşturduğu görüntülerin, özellikle mekan kavramıyla bağlantısı ile ilgili fotografik çalışmalarım 00:01 solo sergimin içeriğinde de yer aldı. Yalnız bu kez, mekan türlerinin içinden bir tanesi- akıl(!)hastaneleri – üzerine odaklanıp, konuya dair ifade dilini destekleyecek, ortaya çıkaracak biçimde, sadece fotografik görüntü üzerinde değil, görüntünün sunulduğu nesnenin formunda da değişiklik tasarladım. İki boyutlu ifade biçimi beklenirken, üçüncü boyutun işin içine dahil edildiği bir ifade gerçekleşmiş oldu.

Devamını oku

Yeter ki üretmeye devam et.

Esra Özkan

Maker Faire’i ilk kez, 2014 yılında Dale Dougherty’yi Türkiye’ye davet ederek maker hareketinin başlamasına sebep olan ve Maker Faire’i düzenleyen Halil Aksu ile bir söyleyişi gerçekleştirdik.

Maker nedir?  

Maker İngilizce ‘’make’’ yani yapmak fiilinden çıkan bir isim olarak tanımlanabilir. Türkçeye çevirmek için çok uğraştık, hangi kelimeyle açıklayalım diye düşündük. Üretimle, yapıcılıkla çağrışım yaptığı ve bu global bir hareket olduğu için çekirdek ekip içerisinde yaptığımız tartışmalarda ‘’maker’’ olarak kalmasına karar verdik. Tanımı biraz daha açmak gerekirse, kendi kendine üreten, kendi üretim kabiliyetlerini ve üretim için gerekli olan şeyleri öğrenmeye çalışan, aynı zamanda öğrendiklerini ve ürettiklerini başkalarıyla paylaşan kişiye maker diyoruz.

Devamını oku

Akışkan Bir Geçiş Anı

Sinan Eren Erk

Yazın sonunda, büyük ve geniş gökdelenlerle kaplı Tokyo’da bir gece, yüksek bir binadan şehre doğru baktığınızda dikkatinizi çekecek ilk detay binaların çeşitli yükselti seviyelerinde bulunan ve uçakların binalara çarpmaması için pilotlara uyarıda bulunmak adına yanıp sönen kırmızı ışıklar olacaktır. Eski yeşil dünyadan kalmışçasına, ateşböceklerinin ağaçlarda birbiri ardına yanıp sönmesini andıran bu romantik görüntü, sabah olduğunda yerini tonlarca çeliğin oluşturduğu yığınlara bırakacaktır oysa. Çünkü yaşam, tıpkı kırmızı ışıkların görünüp kaybolması veya gecenin gündüze dönüşü gibi hep başlangıç ve bitiş noktalarına muhtaçtır. Ama bu yine de tek başına tam olarak tatmin edici değildir. Aklın duygularla kesiştiği bu anlarda, fark edilen detayın peşinden koşan insan, sonunda cevabını yine başladığı noktada bulacaktır.

Devamını oku