Kapat

KALEM KAĞIT TUTKUSU

Melike Bayık

Reklamlar

Paramparça hikayeleri, çocuk bedenleri ve portreleriyle anlatmayı tercih eden M. Sefa Çakır teknik olarak ise marker kalem ve özel kağıtlar kullanmaktadır. Kendi yaşanmışlıkları, iyisi ve kötüsüyle tün anlarını ve en önemlisi de toplumsal normların dayattığı ve kişiselleştirildiği empatiden uzaklaştırılmış ‘kaygıları’ resmeder. Serilerinde genellikle monokrom bir renk skalası gördüğümüz M. Sefa Çakır tüm gri ve siyahların arasına tercihen pop, tek bir renk kullanır. Titiz karakteri ve disiplinli çalışma sonucunda eserleri print ile mi yoksa el ile mi üretildiği izleyici de soru işaretleri yaratır. Belki bir noktada da teknoloji çağının getirisini kendi çizgisiyle, gözü ve bileğiyle eleştirmekte ve izleyiciye ironik bir algı karmaşası yaratmaktadır.
Devamını oku

Düşünme ve Eylem Üzerine

Marcus Graf

Düşünme gerçek bir eylem değil; daha çok fiziksel girişime yol açan teorik bir çalışmadır. Neredeyse hiçbir şeyin hayal ettiğimiz gibi olmamasından  dolayı, kavramın gerçek yaşam deneyimine aktarılmasının çok zor olduğunu hepimiz biliriz. Genelde düşünsel iç dünyamız ve içinde yaşadığımız gerçek çevremiz arasında bir çatışma yaşarız.  Kendi dünyamız ile kurduğumuz ve gerçekliğin bozulmasına yol açan bu sorunlu iletişim, kişiyi depresyona sokabildiği gibi türlü hastalıkların ortaya çıkmasına sebep olur.  Zihin ve dünya arasındaki bozuk ilişki – başka bir deyişle, içsel benlik ve dış kavramları  arasındaki uyumsuzluk-   hayal kırıklığı, korku ve kızgınlığı beraberinde getirir. Hayal kırıklığı, beklentilerimizden kaynaklanır. Fakat, düşünce dünyamıza ait kavramlar, olmasını istediğimiz şekillerde gerçek dünyada varolmazlarsa yine hüsrana uğrarız. Hüsran, korkuya yol açabilir ve korku bizleri pasifleştirir. Çoğunlukla bu durum,  kendimize ya da diğerlerine yönelik şiddet eylemelerine neden olan öfke ile sonuçlanır.

İsmet Doğan’ın “Eating the Other” (2015) serisi için yazdığım “Şiddetin Kırılgan Bir Estetiği / A Fragile Aesthetic of Violence” den alıntı.

Manidar Anket

Ayşegül Çinici Yazıcı

Malum, Ağustos’un ortası, rehavetin doruk noktası… Şehirlerde hayat akıyor akabildiği kadar. Bedenler mesai yaparken ruhlar bambaşka diyarlarda dolaşıyor şüphesiz.

Plato Sanat’ta ise duvarlar bembeyaz, yalnız ve pek sessiz… Alışık değiliz bu haline. Haziran’ın sonundan Eylül’e kadar duvarlarımız tatile girdi. Duvarlarımız tatile girdi ama, biz girmedik. Biz, çalışıyor, düşünüyor, yazıp çiziyoruz yeni projeler üzerine. Ve bir şey daha yapıyoruz bu süreçte; kendimizi “değerlendiriyoruz.”

Boş ve beyaz duvarlar ile bakışırken Plato Sanat’ın Plato için ne ifade ettiğini araştırmak istedik.  Bu boşluk  kendimizi anlamak, nerede durduğumuzu görebilmek ve geleceğe de projeksiyon yapabilmek için açılmış beyaz bir sayfa misali, bir fırsata dönüştü. Okulumuzda idari ve akademik kadrolarda görev yapan yaklaşık 60 Plato’luya çok temel, çok basit sorular sorduk güncel sanat ve galerimizle ilgili. Ne yalan söyleyelim, uzundur da sormak istiyorduk bu soruları… Ve “çuvaldızı kendimize, iğneyi karşımızdakine batırmayı” hedefliyorduk sorarken…

Devamını oku

“Cezaya Reverans”

Kaan Sofuoğlu

Platon’un yalancılar ve şairler üzerinde düşündüğü gibi, sanat ve yalanda benzerlik gösterir. İkisi de dikkatli bir inceleme ve onaylanmayı bekler. İkisi de bilgi sarhoşudur ve benzer kurnazlıklar içinde, dehanın incelikleriyle keşfedilmiş usullerce inşa edilir.
Bunu ilhamla açıklamak yetersizdir. Söz konusu, günlük hayatın başka mecralarında olduğu gibi gelenekselleşmiş bir rutindir. Zamanımızda sanat üretmek herkesin engellemesi gereken bir içgüdü iken yalancılardan hala hayıflanmaları beklenir.
İnanıyorum ki yalancılar çaresizliğe hizmet etmenin gururuyla, ukala kalabilseler, sanat karmaşasını da çözebilirler. Sanatı varsayımların tutarsızlığından ve kolaycı modernist kategorilerden kurtarabilirler. Devamını oku

“Ben büyüdüğüm sırada televizyon benim için işlevli bir şeydi. Ama şimdi o kadar değil.”

Tutku Bulutbeyaz ile Röportaj

Esra Özkan

Tutku Bulutbeyaz lisans eğitimini Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nde tamamlamış, illüstrasyonları, çizimleri ve GIF’leri birçok sergide yer almıştır. Görsel dilini etkileyen televizyon yayınlarından, tüketilebilir nitelikli işlerinden, değişen gündemde dikkat çeken GIF’lerinden, kolajlarından ve işlerinin oluşum süreçleri üzerinden keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Devamını oku