Kapat

Peki ya sonra?

Tuğçe Yaman

Reklamlar

       Güzel Sanatlar Fakültelerinin sınavları bu aralar malumunuz. Bilmeyenler için bu, istisnalar haricinde, şöyle bir süreç; sanat eğitimi almak isteyen aday  önce YGS sınavına girip okullara göre farklılık gösteren baraj puanını geçmeye çalışıyor. Daha sonra girmek istediği bölüme göre çizim sınavlarına hazırlanıyor ve onu da geçtiği takdirde mülakata çağırılıyor. Tüm bu aşamaları başarıyla tamamlayan aday kültür-sanat alanında var olmak adına  4-5 yıl süren eğitimine başlıyor. Bu süreç yalnızca sanatçı-tasarımcı  adayları için değil aynı alanda ‘’sanat-kültür yöneticisi’’ olmak isteyen adaylar için de geçerli ki yazının devamı onlarla ilgili. İstanbul’da bulunan üniversitelerde var bu bölümler ve üç tanesi de sadece puanla alıyor.

Peki ya sonra?

İlgiyle devam ettiğiniz disiplinlerarası dersleriniz, takip ettiğiniz yayınlar, etkinlikler, çalışmalarınız, stajlarınız arasında iş hayatına atılmayı beklerken bölümünüzün kapandığını yahut başka bir bölümle birleştirildiğini öğrenebilirsiniz. Buna gerekçe olarak da ders kontenjanlarının dolmaması gösterilir. Peki bu kontenjanlar niçin dolmaz?

Bunun nedeni doğrudan ülkenin ‘’kültür politikaları’’ olabilir mi? Neden biri en azından lise yıllarında galeri ya da müze yönetmek istemez?  Küratörlük mesleğinin ne olduğunu bilmez?

Alana verilen önem, kültürel çeşitliliğin-mirasın korunması, kültürel-sanatsal faaliyetlerin fonlanması, sansür vs. konularında UNESCO’da imzalar atıp ülkeye dönüldüğünde unutmaktan kolayca gözlenebilir. Ülkelerin ulusal kültür politikaları hakkında güncellenmiş bilgilerini içeren compendiumları vardır. Türkiye’nin Avrupa Konseyi’ne 2006 yılında taahhüt ettiği compendium hala 29. Ülke olarak resmiyet kazanamadı[1].

Bir de istihdam meselesi var elbet. Şanslı azınlık dışındakiler için durum gerçekten vahim. Özel sektör bu bağlamda yetersiz kalıyor. En nihayetinde İKSV herkese yetemiyor. Sanat galerileri, özel müzeler zaten ağırlıklı olarak kemik kadrodan ilerliyor. Devlet desen sanırım bölümlerden haberdar değil ya da tercih etmiyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı yakın tarihte 600 kişilik yeni kadro açacağını ve bunların 200’ünün kütüphaneci, 100’ünün sanat tarihçisi, 100’ünün arkeolog, kalanın da mimar, mühendis, şehir plancısı ve kağıt restoratöründen oluşacağını duyurdu. Sevindirici bir haber, ancak yine yöneticilere yer yok.

Haliyle bölümü, alanı tanımayan öğrenci –istese bile gelecek kaygısı/endişe taşıdığı için- iş bulamama korkusuyla bu bölümleri tercih etmiyor. Bu da birer birer kapanmaya doğru götürüyor işi.

Sonu ne olacak? Bu kaygan zemin ne zaman, nasıl onarılacak-onarılabilecek mi ?

 

Görsel: Fatih Şengül

[1] http://www.culturalpolicies.net/web/index.php

About the author Tuğçe Yaman

Tuğçe Yaman, 1990 yılında Bandırma’da doğdu. İstanbul’da yaşıyor. 2010 yılında alanını değiştirerek sanat eğitimi almaya karar verdi. Yeditepe Üniversitesi Sanat Yönetimi bölümünde eğitimine devam ediyor. 2014 Kasım ayından beri Marcus Graf’ın projelerinde asistan olarak çalışıyor.

All posts by Tuğçe Yaman →

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: