Kapat

Kent Manzaraları

Işıl Aydemir

Reklamlar

Hareket, mekan ve zaman kavramlarını inceleyen Erdal İnci, ikinci kişisel sergisinde zaman ve mekan kavramlarını, kamusal alanla beraber iç mekana taşıyarak deneysel bir yaklaşımla, yeni teknik ve farklı perspektiflerle beraber sunuyor. Mimari yapıların saklı kalmış bölümlerinin zamandan kopuk bir biçimde keşfedilmesi ve seyircinin de dahil olması, gerçekliği pekiştirip algılama biçmimizin sınırlarını yıkıyor. İlk kez fotogrametri tekniğinin sanatsal üretimde kullanılmasıyla, görsel belge niteliğinde ve mimimum düzeyde müdahale ile dolaysız bir anlatım dilini tercih eden sanatçı, kamusal alandaki sanal yerleştirmesi olan Berlin Duvarı – Bir Veri Görseli ve Taksim Meydanı’nda da hareketi klonlamasıyla beraber iç ve dış mekanı yapıtlarında sorgulayarak devam ediyor.

Devamını oku

Bir Varmış Bir Yokmuş

Tuğçe Yaman

Mağara resimlerinden beri hayatımızda illüstrasyon.. Başımızı çevirdiğimiz her yerde; kitaplarda, afişlerde, gazete sayfalarında, dergilerde, metrolarda, havaalanlarında, otobanlarda, reklamlarda. Görsel iletişimin en güçlü silahı. Öyle ki ‘’tarihte başka hiçbir toplum böylesine kalabalık bir imgeler yığını, böylesine yoğun bir mesaj yağmuru görmemiştir’’ diyor John Berger, Görme Biçimleri’nde. Devamını oku

Yerelde Sanat, Genelde Sanat

Haydar Akdağ

Sanat üretiminin hangi tekellerin elinde bir endeks oluşturduğu üzerine düşünürken; bunun kültür politikaları çerçevesinde merkezin mi yoksa yerel yönetimlerin ve diğer sivil inisiyatiflerin dahil olduğu/olabileceği geniş bir çevrenin katılımıyla mümkün tarih yazımına katkı sağladığını/sağlayabileceğini sorgulayalım isterim. Endeksin salt para odaklı olarak düşünülmesini istemiyorum. Önemsediğim nokta tarih yazımı ve geniş zeminde kültür üretiminin etkin gücünün göz önüne alınması adına sanatın değeridir. Sanatçımızın düşüncesinin ulaşılabilirliği/evrenselliği…  Düşünürken akla gelen; içinde olduğumuz gerginlikler/gergin günler arasında hangi ilişkileri irdelemeliyiz ve beklentiler doğrultusunda kısırlaşan sorunlara mı yoksa çözüm üreten sanat/sanatçı/sanat kurumları ile yeni bir düzenin inşasına mı kazma vurmalıyız? Devamını oku

KIRMIZI EMPERYALİSTLER

Melike Bayık

1. İlk sorumuz, siz kimsiniz ve genel olarak yapıtlarınızda içerik ve form açısından nelerle ilgileniyorsunuz?

Öncelikle ismim Zafer Malkoç. Sanatsal üretimim çoğunlukla dünyanın yansımalarından yeni, birebir yansımalar kurgulamak üzerine. Yani şöyle ki ürettiğim eserleri, realizme bağlı kalarak ortaya çıkarıyorum. Yapıtlarımda genelde gerçekçi bir üslupla özellikle alan derinliği, renk ve insan formlarını ele alıp, bunun yanında da her zaman insan hayvan ilişkisini yan yana kullanmaktan çekinmiyorum. Bahsettiğim yöntemle yeni bir seri üretiyorum ve bu serinin adı Kırmızı Emperyalistler.
Devamını oku

İmgelere İnanmak

Marcus Graf

Görünen o ki ruh sağlığımızı, gerçekliği yansıtma vaadinde bulunan ya da en azından farklı versiyonlarını anlamaya yönelik olası yollar öneren resimler ve ikonlara dayandırmamız gerekiyor.  Bu bağlamda sanat her zaman, hakikati araştıranın bazı cevaplar bulmak zorunda olduğu bir alan olmuştur. 20. yüzyılın ilk yarısındaki modern avangardlar bile gerçekliğin  kurumları olmaya çalışmışlardır. Devamını oku

Seni Uzaktan Sevmek Aşkların En Güzeli!*

Ayşegül Çinici Yazıcı

Üşenmedim, saydım.

Websitemizi açtım, hafızamı zorlayarak geçmişe küçük bir yolculuk yaptım ve bugüne kadar galerimizde yer alan 20 sergiden en az 12’sinde bazı eserlerin başına talihsiz kazalar geldiğini saptadım. İstemeden veya belki isteyerek, bilerek veya bilmeyerek, geçerken çarpmak, fotoğraf çekerken yaslanmak, eserin nasıl bir malzemeden yapıldığını merak ederken kurcalamak, madem duvarları karalamış sanatçı benim neyim eksik şuraya da tuttuğum takımı ben karalayayım diyerek ve bunun gibi –en az sanatçılar ve eserleri kadar yaratıcı– nice sebeple Plato Sanat’ta misafir ettiğimiz sanat eserlerine zarar verildi.

Devamını oku

İnsan neden varolanla yetinmez?

Devran Mursaloğlu röportajı
Esra Özkan

“All We Ever Wanted Was Everything”: Devran Mursaloğlu’nun insanın bitmek bilmeyen maddi ve manevi eksiklerini tamamlamak için verdiği çabasını, hırsını, doyumsuzluğunu mekan içerisinde 10.000 adet kağıttan yapılmış parçacıklardan oluşan bir yerleştirme ve video sunumu ile kurguluyor.

Sergi 6 Mayıs – 2 Haziran tarihleri arasında Pg Galeri’de ziyaret edilebilir.

Devamını oku