Kapat

Açıklayalım…

Güncel Sanat’ın anlaşılma ve
iletişim kurma sorunları üzerine / 1. bölüm

Ayşegül Çinici Yazıcı

İşte tam da bu!
Beklediğimiz diyaloğun başlangıcı böyle olabilir…

Bu yorum adını bilmediğim bir izleyicimize, büyük ihtimalle bir öğrencimize ait. Okulumuz öğrencilerinin kurmuş olduğu iyi niyetli ‘iç dökme’ platformu Plato İtiraf’ta yapılmış olan ve şu anda galerimizde bulunan sergideki bir esere dair bu yorum -ben de itiraf edeyim- çok hoşuma gitti!

Devamını oku

Gerçeklik Berbattır

Çağdaş Sanatta Görsellik üzerine bir dizi taslak

Marcus Graf

Önümüzdeki birkaç ay boyunca, sanatçı İsmet Doğan hakkında yazdığım ve kendi gerçeklik kavramımla birlikte bunun görsel temsilini tartıştığım iki monografiden karışık alıntılar yapmaya karar verdim. Açıkçası bu kavram, sanatın kabulü, tartışılması ve anlaşılması için büyük önem taşıyor. Bu yüzden farklı kısa metinlerde, dünyaya ait imgelerimizin sanatın görselliği ile nasıl bağlantılı olduğunu inceleyeceğim.

Devamını oku

Batı Alman Seramiklerinin İzinde

Röportaj: Alev Berberoğlu
Sergi poster tasarımı: Melike Özmen
Tek vazo fotoğrafları: Erdem Erol
Vazo grubu fotoğrafları: Alev Berberoğlu

“Bir koleksiyoncunun bir türlü ulaşamadığı bir şeyleri yoksa zaten koleksiyoncu olmayı çoktan bırakmıştır.” diyor Alper Mazman. Kendisi Okan Üniversitesi Sanat ve Tasarım Yönetimi Bölümü’nde akademisyen olmanın yanı sıra, tutkulu bir koleksiyoner de aynı zamanda. İncelikli bir koleksiyon uğraşının sonucu olarak hazırladığı sergisi “87 Vazo”, Galeri Artist Çukurcuma’da Ocak ayı boyunca sergilendi. Kendisiyle Batı Almanya seramiklerine duyduğu merakı, koleksiyonerlik sürecini ve kitap projesini konuştuk.

Devamını oku

Dereceli Duygu Patlaması Sergisi

Ebru Eren

Böyle bir yazı yazacağım asla aklıma gelmezdi. Aslında bu sergiyi gezmeyi de bilinçli olarak seçmemiştim. Viyana’da kalan son günümü iyi değerlendirmeli ve geriye kalacak onlarca şeyden birkaçını o güne sığdırmalıydım.

Viyana’nın MoMA’sı mumok’u (Viyana Modern Sanat Müzesi) gezmek gerekliliği mevcuttu. Müzenin giriş katında “always, always, other” isimli bir sergi vardı. Burada ağırlıklı olarak çok fazla dünya sanat tarihinde adı geçmeyen ama bir şekilde varlık göstermiş olan Alman, Avusturyalı sanatçıların işleri sergileniyordu. (Bazı işler çok net bir şekilde paraya para demeyen Türk sanatçıların işlerini çağrıştırıyordu.) Bilmek açısından iyi elbette, ama buranın aklımı başımdan almadığı kesindi.

Devamını oku

Türk Resminde Modernleşme Öyküsü

Işıl Aydemir

Özlem Şimşek (1982 – ), Uzanan Kadın (Halil Paşa’dan Sonra), 2012, video, 01.27 loop

Pera Müzesi’nde 7 Şubat 2016 tarihinde sona erecek olan Üryan, Çıplak, Nü sergisini küratör Ahu Antmen’in anlatımı ile gezme şansı buldum. Yaklaşık bir saat süren küratörlü sergi turunda Türk sanatının geçmişine nüler üzerinden derin bir yolculuk gerçekleştirdik. Sergi bize, Meşrutiyet Dönemi ve erken Cumhuriyet dönemi -1914 kuşağı ve sonraki Cumhuriyet kuşağı- sanatçılarının ağırlıklı olarak 1920 – 1950’li yıllarda yapılan akademik etütleri ve resimleriyle birlikte az da olsa 1960 – 1970’li yıllara ait yapıtlarla birlikte sunuyor. Sanatçıların eğitim sürecine de yer verilen sergide, 1920’li yıllarda gerçekleşen Galatasaray sergilerinde görülen erken Cumhuriyet ve Cumhuriyet kuşağı sanatçılarının 1950’lerdeki işlerinin yanı sıra Hakkı Anlı ve Yüksel Arslan’ın 1970’lerden eserleri ve Özlem Şimşek’in 2011 yılında yaptığı işlerle karşılaşıyoruz. Sergi, kronolojik olmasının yanı sıra farklı üslupları anlamamız için bir yol haritası niteliğinde. 48 sanatçıya ait 50 desen ve 90’a yakın resim bulunan sergide, Türk resminde modernleşme sürecindeki nü çalışmalar, her ne kadar ilk nüler erkek de olsa, nü tanımının kadın çıplaklığı ile özdeşleşmesini ifade ederken aslında çıplaklığa bakışımızı da sorgulatıyor. Ahu Antmen, anlatımı sırasında, benim de zamanında keyifle okuduğum kendisinin ‘Kimlikli Bedenler’i ve John Berger’in ‘Görme Biçimleri’ kitaplarında da bahsedildiği üzere, nünün bir sanatsal bakış olduğunu, çıplak bedene çıplak olarak bakılmaması ya da bunun tam tersi çıplak olmayanı ise verilen poz nedeniyle çıplak görmek olarak değerlendirmek gerektiğinden bahsetti. Nü, sanatsal bir geleneği kuşanan temsil niteliği ile Türk sanatının kabuğunu kırmasıyla karşımıza çıkarken bizim de seyirci olarak resimlere bakış açımızı tekrar gözden geçirmemize yardımcı oluyor. Kısacası Antik Yunan’da başlayan, Rönesans’ta kendini tekrar hissettiren, 20.yy’a kadar devam eden, başta kadın bedeninin temsil edilmesi olarak ortaya çıkan bir biçim ile karşı karşıyayız.

Devamını oku